Kuzey Kıbrıs’ı Gelişen Bir Yatırım Destinasyonu Yapan Nedir?

İçindekiler

Kuzey Kıbrıs’ın yeni bir yatırım destinasyonu olarak öne çıkmasında birkaç faktör rol oynamaktadır: benzer pazarlara kıyasla cazibesi, büyüme işaretleri ve resmi politika sinyalleri. CIA, Dünya Bankası ve çeşitli emlak şirketlerinden gelen göstergeler, raporlar ve ülke analizleri, bu değerlendirmenin temelini oluşturmaktadır. Son dönemdeki performans, özellikle turizmdeki toparlanma ve hızlanan inşaat faaliyetleri, olumlu sinyalleri pekiştirmektedir. Bununla birlikte, isteğe bağlı yatırımlar dikkatli bir planlama gerektirmektedir.

Kuzey Kıbrıs, yatırımcılar için giderek daha cazip hale geliyor. Cyprus Real Estate’e göre, hükümet kısa süre önce Türkiye ile ek otoyollar, Gazimağusa’da kanalizasyon sistemleri ve Baf’ta bir havaalanı inşaatı için anlaşmalar imzaladı. Yetkililer, Lefkoşa’yı akıllı bir şehre dönüştürüyor, Lefkoşa ile Gazimağusa arasındaki kamyon yolunu iyileştiriyor ve prestijini geri kazanmak için konut projelerini genişletiyor. 2022’nin ilk yarısında bütçe gelirleri %23, inşaat sektörü %36 ve GSYİH %15 arttı. Büyümenin ana itici gücü turizm oldu; bu sektörün 2023 yılında 2 milyondan fazla ziyaretçi çekmesi öngörülüyor. Sektördeki yatırımlar %40, Kuzey Kıbrıs emlak piyasasındaki satışlar %15 ve kıyı ile iç kesimlerdeki emlak fiyatları ise %10 arttı. GYODER’e göre, Türkiye emlak piyasasının 2023 sonuna kadar önemli bir büyüme kaydetmesi beklenmezken, Kuzey Kıbrıs konut ve ticari yatırımlar için cazip bir konum olmaya devam ediyor.

Bu konum, yatırım cazibesini nasıl artırıyor?

Ülke, hem bölgesel hem de küresel yatırımcılar için cazip bir destinasyon haline gelmiştir. Yatırımcılar, bu bölgede Kuzey Kıbrıs gayrimenkul yatırımı için yüksek potansiyele sahip bir güneş ve deniz turizmi merkezi olması, artan eğitim talebi, bölgeye yönelik satışların genişlemesi ve son dönemdeki ekonomik büyüme gibi gelişmekte olan fırsatları görmektedir. Avrupa’nın ortalama ılıman ikliminden oldukça üstün olan Akdeniz iklimi, Kuzey Kıbrıs’ı yıl boyunca cazip bir destinasyon haline getirmektedir. Ayrıca, Kuzey Kıbrıs’ın coğrafi konumu, Doğu ile Batı arasında önemli bir köprü görevi görmektedir. Orta Doğu bölgesine ulaşmak sadece 30 dakika, Avrupa’ya ulaşmak ise 1,5 saat sürmektedir; bu da Kuzey Kıbrıs’ı Orta Doğu’ya en yakın bölge haline getirmekte ve hem Avrupa’ya hem de Orta Doğu’ya mal taşımacılığı ve hammadde üretimi için elverişli bir konum sağlamaktadır. Kuzey Kıbrıs emlak piyasası, Avrupa’ya kolay erişim imkânı sayesinde Avrupa ile sınır ötesi ticarete açıktır. Kuzey Kıbrıs’ın uçuşlar ve deniz yolları konusunda Avrupa Birliği düzenlemelerine tabi olması, hem bölge hem de Doğu Akdeniz için özel bir önem taşımaktadır. Gelişmiş Avrupa pazarına olan yakınlığının yanı sıra, Avrupa, Kuzey Kıbrıs yatırım fırsatları, ticaret ve turizm açısından önemli bir pazar grubudur.

Son yıllarda Kuzey Kıbrıs’ta turizm faaliyetleri hızla artmış ve turizmdeki olumlu gelişmeler inşaat yatırımlarına doğrudan yansımıştır. Uzak Doğu Asya ve Orta Doğu’dan beklenen ciddi ziyaretçi akını ve Orta Doğu pazarı, bugüne kadar olumlu katkı sağlamıştır ve sağlamaya devam edecektir. Bununla birlikte, dış koşulların ve olayların turist sayısını etkilemesi mümkündür. Hem doğrudan hem de dolaylı olarak istihdam yaratan turizm yatırımlarının hayata geçirilmesi öngörülmektedir. Türk turist sayısındaki artış, turizm yatırımlarında, özellikle de otel yatırımlarında bir canlanmaya yol açmıştır. Kuzey Kıbrıs’ın en önemli turizm merkezleri haline gelen Gazimağusa ve Girne bölgelerindeki turizm konaklama tesislerine yönelik yatırımların önümüzdeki dönemlerde de devam etmesi beklenmektedir. Yatırımlar turizm alanında yoğunlaşacağından, konut ihtiyacı da önem kazanacak ve devam edecektir. Önümüzdeki yıllarda emlak fiyatlarının artacağı belirtilse de, inşaat sektörünün Kuzey Kıbrıs emlak piyasası’nın döngüsel yapısı nedeniyle bu değerlendirme ihtiyatla yapılmalıdır.

Kuzey Kıbrıs’taki emlak piyasasını ne yönlendiriyor?

Kuzey Kıbrıs’ta konut talebi esas olarak yabancılar tarafından yönlendirilmektedir. 2021 yılı boyunca, yabancı alıcıların Kuzey Kıbrıs’ta gayrimenkul satın almak amacıyla gerçekleştirdiği işlemler, toplam gayrimenkul satışlarının yaklaşık yüzde 65’ini oluşturmuştur. Bölgenin başlıca pazar segmentleri arasında lüks ve turistik konutlar, kalıcı ikamet amaçlı konutlar ile Orta Doğu, Türkiye, Avrupa, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’nden insanları çeken gayrimenkul geliştirme projeleri yer almaktadır. Kuzey Kıbrıs’taki konut fiyatları çok yönlü bir artış göstermiştir. 2019 yılında Globestate, konut emlaklarının ortalama fiyatlarında kayda değer bir artış olduğunu bildirmiştir. Foundation Realty ise ülkedeki kira patlamasının etkisiyle kira seviyelerinde keskin bir artış olduğunu belirtmiş; Kıbrıs (Kuzey) kira fiyatlarının 2015’ten Haziran 2022’ye kadar yaklaşık yüzde 232 oranında arttığı görülmüştür. Orta vadede, Gazimağusa’daki yeni yat limanı, “sağlık şehri” ve “teknoloji vadisi” projelerinin hayata geçirilmesi, Gazimağusa ile Lefkoşa’yı birbirine bağlayan doğu-batı otoyolu ve Kıbrıs Türk Elektrik Kurumu’nun Türkiye’ye üçüncü kablo bağlantısı gibi bir dizi altyapı projesinin faaliyete geçmesi bekleniyor. Arz ve tapu kıtlığı, Kuzey Kıbrıs’taki gelişmekte olan emlak piyasasını desteklemeye devam edebilir.

Son dönemde hızla büyüyen turizm pazarı, inşaat faaliyetlerindeki canlanma ile birleşerek yabancı yatırımcıları da çekebilir. Bölgeye yapılan seyahatlerin artması ve gayrimenkul fiyatlarının yükselmesiyle birlikte, yerel yatırımcılar son birkaç yılda turizm ve otel işletmeciliği sektörlerine girmiştir. Sonuç olarak, orta vadede oteller ve diğer turizm tesislerine yönelik yeni Akdeniz gayrimenkul yatırımları planları, uluslararası zincirlerle sınırlı kalmamaktadır. Bazı yerel oteller, artan talebe yanıt vermek amacıyla hizmetlerini genişletmiş ve modernize etmiştir. Yeni bir havaalanı terminali de dahil olmak üzere yeni turizm tesisleri faaliyete geçmiş olup, otel kapasitesine yönelik ilave yatırımlar ile bir kumarhane kompleksi de geliştirme aşamasındadır.

Yatırımcıları etkileyen hukuki ve ekonomik faktörler nelerdir?

Kuzey Kıbrıs’ta yatırım yapmayı etkileyen başlıca hukuki ve ekonomik konular arasında mülkiyet, para birimi, vergilendirme, sermaye geri dönüşü ve reformlar yer almaktadır. Anlaşmazlıkların Çözümüne İlişkin Kanun, mülkiyetle ilgili anlaşmazlıkların çözülmesi için düzenli bir çerçeve sunmaktadır. Belirsiz siyasi duruma rağmen, yabancı ve yerli yatırımcılar Kuzey Kıbrıs’ta yatırım yapabilir ve herhangi bir zorluk yaşamadan iş kurabilirler. Türk lirası ana para birimidir ve vergi rejimi Türkiye anakarasındakine benzerdir. Bireyler döviz hesabı açabilir ve şirketler (özel şirketler veya limited şirketler) kârlarını yurtdışına transfer edebilir. Kıbrıs Türk Ticaret Odası, işletme tescili için tek durak hizmet sunarken, imar işlemlerinin basitleştirilmesi ve imar projelerinin onay sürecinin hızlandırılmasına yönelik adımlar da tartışılmaktadır.

2014 yılından bu yana hükümet tarafından gerçekleştirilen reformlar arasında bir iş merkezinin kurulması ve iş kurma sürecinin kolaylaştırılması yer almaktadır. İmar kısıtlamalarının gevşetilmesi ve bir arazi kullanım planının hayata geçirilmesine yönelik özel sektör planları, askıya alınmış birçok konut projesinin tamamlanmasına yardımcı olacaktır. Kuzey Kıbrıs özel sektör geliştirme programı konusunda AB ile görüşmeler sürmektedir. Bu gelişmeler, doğrudan yabancı yatırımları teşvik etmeye ve Kuzey Kıbrıs’ı gelişmekte olan uluslararası bir yatırım destinasyonu olarak konumlandırmaya yardımcı olabilir; ancak aynı zamanda dikkatli olunması gerektiğini de göstermektedir.

Yatırımcılar Kuzey Kıbrıs emlak piyasasına nasıl başarılı bir şekilde girebilirler?

Kuzey Kıbrıs’ın avantajlarından yararlanmak isteyen yatırımcılar, gelişmekte olan emlak piyasasını, gayrimenkul geliştirme projelerini veya turizm sektörünü göz önünde bulundurmalıdır. Birleşik Krallık, Orta Doğu ve Rusya’dan gelen ziyaretçilere hitap eden canlı bir yaz turizm sezonu sayesinde inşaat sektörü toparlanma sürecindedir. Büyük ve uzun vadeli projeler için, özellikle Orta Doğulu yatırımcıların saygın bir yerel ortakla işbirliği yapması tavsiye edilir. Gazimağusa’daki kıyı turizm merkezindeki projeler, komşu Türkiye’de artan Akdeniz gayrimenkul yatırımı sayısından da faydalanmaktadır.

Türk piyasasındaki yatırımcı duyarlılığının aksine, Kuzey Kıbrıs nispeten cazip bir ekonomik ve finansal bölge olmaya devam etmektedir. Para birimi, ekonomik, düzenleyici ve siyasi riskler —ne kadar mantıklı ve net bir şekilde yapılandırılmış olursa olsun— her türlü yatırım kararında dikkate alınmalıdır. Bu riskleri tespit etmeye yönelik durum tespiti, özellikle yerleşik olmayan yatırımcılar için her yatırımın vazgeçilmez bir ön aşaması olmalıdır. Kuzey Kıbrıs pazarına giriş noktaları, büyük ölçekli gelişmelerin ve yeni girişimlerin öne çıktığı bölgelerden farklılık gösterir. Durum tespiti, mülkiyet ve tapu durumunu kesinleştirmeli; aynı zamanda sermaye geri dönüşü ve vergilendirmeyi düzenleyen mevzuat da hayati önem taşır. İyi bir itibara sahip yerel ortaklar, Akdeniz gayrimenkul yatırımı koşullarının, potansiyel iş ortaklarının ve finansman fırsatlarının değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Riskler nelerdir ve bunlar nasıl yönetilebilir?

Özellikle Türk lirasının devalüasyonu karşısında döviz riski, Kuzey Kıbrıs’ta yatırım yapan yatırımcılar için süregelen bir endişe kaynağıdır. Yerel emlak piyasası, küçük ölçeği ve sınırlı işlem sayısı nedeniyle bir tür likidite riskine maruz kalmaktadır; bu durum, işlem hacmi arttığında veya azaldığında piyasanın keskin fiyat dalgalanmalarına karşı savunmasız kalmasına neden olmaktadır. KKTC’de genellikle beş yılda bir yapılan Şubat 2023 cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde siyasi belirsizlik artmıştır. Siyasi istikrarsızlık, uzun bir süre boyunca turist akışında düşüşlere neden olabilir. Kuzey Kıbrıs emlak piyasası da döngüsel bir yapıya sahiptir. Bu yapısal risklerin yanı sıra, son dönemde yaşanan salgınlar ve savaşlar, bazı ülkelerin turizmi sınırlandırma veya kısıtlama girişimlerine ve önlemlerine yol açmıştır. Bu etkenlerin etkisini azaltmak için yeterli risk yönetimi önlemleri geliştirilmelidir.

KKTC’de gayrimenkul yatırımı yapmanın karmaşıklığı hafife alınmamalı ve potansiyel her yatırım için gerekli özen gösterilmelidir. İyi bir itibara ve sağlam bir geçmişe sahip yerel uzmanların hizmetlerinden yararlanmak hayati önem taşır. Bu, yalnızca satın alma sürecinin tamamında destek sağlamakla kalmaz, aynı zamanda gerekirse gayrimenkul satın alındıktan sonra daha geniş kapsamlı inşaat, mimari veya tasarım konularında da yardımcı olur. Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mevzuatına aşina olan, gayrimenkul satın alma sürecinin tamamını üstlenebilecek ve alıcıya ilk tekliften tapu devrine kadar rehberlik edebilecek bir ortak seçmek önemlidir. Varlığın satın alınması için gerekli fonların temini de dikkate alınması gereken bir konudur. Yerel olarak kredi almak mümkün olsa da, TKBM’de kredi faizleri başka yerlere kıyasla yüksektir. Bir inşaat veya Akdeniz emlak yatırımı projesi söz konusu olduğunda, projenin kendisinin nasıl yapılandırılacağı ve projenin tek başına mı yoksa başka bir tarafla ortaklık içinde mi yürütülmesinin daha uygun olacağı da dikkate alınmalıdır.

Yakın geleceğe ilişkin beklentiler nelerdir?

Kuzey Kıbrıs’ın kısa vadeli görünümü, mevcut olumlu yatırım ivmesinin devam edeceğine işaret etmektedir. Temel itici güçler hâlâ geçerliliğini korumaktadır; bunlardan başlıcaları, Kıbrıs ekonomisinin genelinde ve turist sayısında görülen güçlü ve sürdürülebilir toparlanma, inşaat sektöründeki istikrarlı faaliyetler ve AB üyeliğine yol açacak bir çözüme yönelik somut adımlar atılma olasılığıdır. Bu faktörler, Türkiye’den gelen talebi canlandırmaya devam etmektedir. Kuzey Kıbrıs ekonomisinin 2021–22 dönemine kıyasla daha iyi bir performans göstermesi öngörülse de, genel senaryo aralığı hâlâ geniştir.

Olumsuz sonuçlara yol açabilecek riskler hâlâ ön plandadır. Bir yandan, NT$ mevduatlarını elinde bulundurmanın getirdiği kur riski, özel sektör likiditesini baskı altında tutmaya devam etmektedir. Bankacılık sektöründeki sermaye yeterliliğinin düşük seviyede kalması, kredi vermeyi ve Akdeniz’deki gayrimenkul yatırımlarını kısıtlarken, inşaat ve gayrimenkul sektörlerine yönelik kredi riskinin yoğunlaşması, gelecekteki herhangi bir düzeltme aşamasında riski artırmaktadır. Öte yandan, 2023 Türkiye seçimleriyle bağlantılı olarak yeniden ortaya çıkabilecek siyasi belirsizlik, özellikle de Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’ne karşı daha çatışmacı bir tutum sergilenme olasılığı, toparlanmayı sınırlayabilir.

Bununla birlikte, genel ekonomi için beklentiler, özellikle de yeniden canlanacak sermaye girişleri ve Türkiye’den gelen talebin canlanması, olumlu seyrini sürdürüyor. Bu gelişmeler, yukarıda bahsedilen riskleri kısmen telafi edecek ve mevcut yatırım ivmesini güçlendirecektir.

Kuzey Kıbrıs Neden Yatırımcıları Çekiyor?

Son yıllarda Kuzey Kıbrıs, dikkatleri üzerine çekmiş ve kendisini gelişmekte olan bir Kuzey Kıbrıs yatırım destinasyonu olarak nitelendirecek yeterli sinyaller vermiştir. Bu sinyaller arasında piyasa performansı, uluslararası yatırımcılar arasındaki davranış değişiklikleri ve Akdeniz gayrimenkul yatırımına yönelik artan talep yer almaktadır. Bu sinyalleri vurgulamak, yatırım argümanını güçlendiren nedenlerin belirlenmesine de yardımcı olmaktadır. Kuzey Kıbrıs’ın coğrafi konumu, sadece turizm pazarında değil, aynı zamanda inşaat ve gelişmekte olan emlak piyasasında da karşılaştırmalı avantajlarını belirlemede kilit bir rol oynamaktadır. Ayrıca, Avrupa ve Orta Doğu’ya yapılan ihracat için ulaşım avantajları da sunmaktadır. Kuzey Kıbrıs gayrimenkul yatırımlarına yönelik güçlü talep, ekonomiyi destekleyen ana dayanak haline gelmiştir. Fiyatlardaki artış, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin başlıca turizm pazarlarındakini aşan kira getirileriyle birleşince, hem yerel hem de yabancı yatırımcıları çekmiştir. Mevzuat ortamı, yatırım akışını çekecek kadar caziptir. Özellikle mülkiyet haklarına ilişkin yasal çerçevedeki iyileştirmeler, yatırımların artması için hayati belirleyiciler haline gelmektedir.

Kuzey Kıbrıs ekonomisindeki gelişmeler umut verici olsa da, mevcut yatırımlar yerleşim alanlarındaki gayrimenkullerin değerini sağlam bir şekilde pekiştirmekte yetersiz kalmıştır. Satın alınan gayrimenkullerin çoğunluğu tatil evleri ya da kiraya vermek amacıyla alınan mülklerdir. Mal ve hizmet karşılığında gerçekleşen akışlar, istikrarlı ve sürekli yatırım akışlarının temelini oluşturmamaktadır. Türkiye ve Lübnan gibi rakip ülkelerin ekonomilerinde yaşanan konjonktürel yavaşlama ve bu ülkelerdeki siyasi istikrarın bozulması, özellikle Orta Doğu’dan gelen turistler ve tatil evi alıcıları için Kuzey Kıbrıs’ta gayrimenkul satın alma cazibesini muhtemelen artıracaktır. Türkiye dışındaki pazarlardan gelen turistlerin doğrudan ulaşımını kolaylaştırmak amacıyla Ercan Havalimanı’nın genişletilmesi, ekonomiyi canlandırabilir. Bu durum, otelcilik, konaklama ve eğlence sektörlerine yeni yatırımları çekecektir. Ancak bu tür yatırımlar henüz gelişmemiştir. Sonuç olarak, gelen turist ve tatilci sayısı sınırlı kalmakta ve mevsimsel bir nitelik taşımaktadır. Bugüne kadar alınan yatırımların gücü, sadece hacim açısından değil, aynı zamanda dünya ekonomisiyle kurulan bağlantılarda da yatmaktadır.

En Çok Okunan Makaleler