Home » İsrailliler Kuzey Kıbrıs’a Kalıcı Olarak Yerleşebilir mi?

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne yerleşmek, daha kuru bir iklim, daha düşük yaşam maliyeti, artan kişisel güvenlik, ana vatanla daha yakın mali ve ailevi bağlar ve daha tanıdık bir siyasi sistemde özgürce faaliyet gösterme fırsatı ile tanımlanan daha iyi bir yaşam kalitesi arayan birçok İsrailli için cazip bir seçenektir. Başlıca cazibe noktaları arasında nispeten makul konut maliyetleri, düşük ve istikrarlı bir şekilde azalan emlak vergileri, yabancı gelirler veya emekli maaşları üzerinde çok az ya da hiç vergi uygulanmaması ve göreceli siyasi ve ekonomik istikrar yer almaktadır. Ayrıca, İsrail’e uygun bir eğitim sisteminin kurulması ve liberal ancak sıkı bağlara sahip bir toplumun yanı sıra, makul düzeyde iyi sağlık hizmetleri ve giderek genişleyen yerel hizmet yelpazesi de dikkate alınmaktadır.
Siyasi ve sosyo-kültürel faktörler, genellikle suç oranının önemli ölçüde daha düşük olması beklentisinden ve tanıdık bir kültür ile dilin sağladığı rahatlıktan kaynaklanan önemli değerlendirme unsurlarıdır. Mali ve vergi avantajları bazı emekliler için önemli olabilir, ancak KKTC’ye taşınırken nadiren başlıca itici güç olarak görülmektedir. Kıbrıs, kendi ülkelerindekinden daha iyi bir yaşam standardı, benzer destek hizmetleri düzeyinde daha düşük bir yaşam maliyeti veya yıl boyunca erişilebilir daha sıcak bir iklim arayan genç ya da orta yaşlı İsrailliler için belirgin bir avantaj sunmamaktadır. Bu koşullar, ister Güney Kıbrıs’ta ister Kuzey Kıbrıs’ta yerleşmek ya da emekli olmak istense de geçerlidir.
İsraillileri Kuzey Kıbrıs’a çeken üç temel özellik vardır: neredeyse tüm yıl boyunca açık havada yaşamaya imkân tanıyan iklim; kiradan gıda ürünlerine ve tatillere kadar uzanan nispeten düşük yaşam maliyeti; ve herkesin dile getirdiği güvenlik hissi. Ekonomik fırsatlar (uluslararası ticareti, turizmi, eğitim kurumlarının barındırılmasını, tarımı ve yenilenebilir enerjiyi teşvik eden bir finansal ekosistem), her yabancıya kucak açan ve hizmet sunan, inanılmaz derecede ucuz üniversitelerde sunulan eğlence amaçlı eğitim, yüksek kaliteli ve uygun fiyatlı sağlık hizmetleri, uluslararasılaşmamış, istikrarlı bir müttefik komşunun sunduğu ek gezi seçenekleriyle birlikte keyifli gemi seyahatleri, ayrıca Türk diline, tarihine ve mirasına güçlü bir bağlılık; Türkçe konuşulan dünyanın Türkiye’ye verdiği destek; İsrail ile kurulan birçok bağlantı ve normal zamanlarda Yahudi ziyaretçileri sıcak karşılayan bir atmosfer; hepsi cazip unsurlar. Ancak Kuzey Kıbrıs’ın, Türk bağımsızlığından bu yana son derece açık bir İsrailliler için Kuzey Kıbrıs göç politikası benimsemiş, imar ve arazi mülkiyeti konusunda ikamet kısıtlaması uygulanmadığı sürece temelde herhangi bir ülkeden gelen herkesi kabul eden, Türk kontrolü altındaki tanınmamış bir bölge olması, ve bu nedenle temelde herkesin 12 ay sonra ikamet vatandaşlığı veya daimi ikamet vatandaşlığı almasına, uygulamada ise 5 yıl sonra herkesin almasına izin vermesi; ayrıca Türkçe öğrenmenin ucuz olması, başlangıçtaki siyasi ve toplumsal katmanlı dil engelinin büyük bir endişe duymadan aşılmasını mümkün kılıyor.
Kıbrıs Türk kültürü ile uluslararası kültürün bir arada varlığı, İslam ve Türk etkilerini ön plana çıkarır; bu durum, İslam ile Yahudilik arasındaki düşmanca ilişkinin, son insanlık tarihi boyunca açıklanamayan bir nedenden ötürü genel olarak değiştiğini düşünenler; uzaktan da olsa dünya haberlerini yakından takip edenler; ve muhtemelen insan içgüdüsünün ilk aşaması olarak deneysel temas kurmaya ve dostluk aramaya cesaret edenler için bir bağlam oluşturur. Bununla birlikte, bu Türk atmosferi, İsrail’de vatandaşlık, mülkiyet veya ikamet izni için başvuranların başvurularını yaparken ve olası yaklaşımlarını belirlerken karşılaştıkları zorlukları da ortaya koymaktadır; zira İsrail, kültürel yaşam, eğitim ve ekonomik yaşam açısından büyük ölçüde zıtlık gösteren, tamamen farklı bir ülkedir; dolayısıyla, büyük bir değişiklik yapmadan veya uzun vadeli bir genişleme hedefiyle taşınmadan önce bu tür zorluklar göz önünde bulundurulmalıdır.
Yurtdışında yaşamak isteyen İsrailliler için çok çeşitli vize seçenekleri mevcuttur ve Kuzey Kıbrıs da bu konuda bir istisna değildir. Kuzey Kıbrıs’a yerleşmeye yönelik ilgi alanları arasında, bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla, cazip iklim, güvenlik, İngilizce konuşuluyor olması, düşük suç oranı, ucuz yaşam maliyeti, asgari bürokrasi ve İsrail’e yakınlık sayılabilir. Ancak, kendilerine sunulan İsrailliler için Kuzey Kıbrıs göç imkânlarını araştıran çoğu İsrailli, en azından kısa vadede Kuzey Kıbrıs’ta ikamet etmeyi amaçlamaktadır.
Diğer birçok ülke ve bölge gibi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) de bazı ikamet kartlarını otomatik olarak vermektedir. Diğerleri için ise ikamet izni ya hemen verilmez ya da çeşitli belgelerin sunulmasına bağlıdır; bu belgelerin toplanması zaman ve çaba gerektirir. Kuzey Kıbrıs’a taşınmayı düşünen tüm İsrailliler, özellikle de orada kalıcı olarak yerleşmeyi planlayanlar için, KKTC’de ikamet kartı almanın gerekliliklerini anlamak hayati önem taşır.
İsrailliler için Göç Olanaklarını Keşfetmek
Kuzey Kıbrıs’ta kalıcı olarak yerleşmek isteyen İsrail vatandaşları, genellikle vize almak için çeşitli seçenekleri araştırır. Vizeye ulaşmanın sayısız yolu mevcuttur. İster bireylerden ister şirketlerden gelsin, ilgi genellikle Kuzey Kıbrıs’taki yatırım fırsatları etrafında şekillenir. Tüm taleplerde yerel mevzuatın tanımı tutarlıdır: İptal Edilebilir İkamet İzni, İsraillilerin vizesiz olarak iş yapmasına ve seyahat etmesine izin verse de, gayrimenkul satın almasına izin vermez. Üniversite eğitimi amacıyla taşınmaya yönelik talepler genellikle Öğrenim veya Araştırma İkamet İzinleri üzerine odaklanır. Birçok öğrenci, eğitimlerini tamamladıktan sonra iş fırsatlarını araştırmak istediğini belirtir.
Eğitim veya İptal Edilebilir İkamet İzinlerinin gayrimenkul satın almaya veya Süresiz İkamet İznine izin vermediği bilgisi, genellikle öğrencilerin tercihlerini etkiler. Öğrenciler daha sonra, her birinin kendine özgü kriterleri olan Turistik, Ticari veya Çalışma İzinlerine başvurmayı tercih edebilirler. Çalışma İzni alan diğer çalışanlar için, farklı uyruklara yönelik Çalışma İzni gerekebilir. Belirli alanlarda araştırma yapanlar için Araştırma İkamet İzinleri hâlâ mevcuttur.
Kuzey Kıbrıs yolu genellikle Kuzey Kıbrıs’ta gayrimenkul satın alınması veya inşa edilmesine dayanır. Yerel yasalara göre, KKTC vatandaşı olmayan Kuzey Kıbrıs’taki gayrimenkul sahipleri ikamet izni başvurusunda bulunabilirler – ikamet izni, gayrimenkul satın alma sözleşmesinin tapu siciline tescil edilmesi şartıyla Bakanlar Kurulu tarafından verilir. İkamet izni başlangıçta bir yıl için verilir ve yıllık olarak en fazla 5 yıla kadar yenilenebilir. Herhangi bir sorun bulunmayan başvurular birkaç hafta içinde sonuçlandırılabilir. Uygulamada ise İsrailliler, hem gayrimenkul edinimi hem de oturma iznini sürdürme konusunda birçok zorlukla karşılaşmaktadır.
Gayrimenkul ediniminin yanı sıra, eşin çocuklarının eğitim durumu da İsraillilerin Kuzey Kıbrıs’ta oturma izni başvurusunda bulunmalarının sıkça görülen nedenlerinden biridir. Kuzey Kıbrıs’taki bir üniversiteye kayıtlı öğrenciler, öğrenim süreleri boyunca öğrenci vizesi alırlar ve 27 yaşına kadar öğrenim süreleri boyunca oturma izni başvurusunda bulunabilirler. Aile birleşimi kapsamında, öğrencilerin ailelerine de oturma izni verilir. Kuzey Kıbrıs’ta 5 yıllık oturma izni olanlar, vizesiz olarak Türkiye’ye seyahat etmeyi sağlayan daimi ikamet statüsü için başvurabilirler.
B Kuzey Kıbrıs’ta daimi ikamet izniB için başvuruda bulunmak isteyen kişiler, geçerli bir pasaport, sağlık muayenesi onayı, sabıka kaydı belgesi, yeterli mali kaynaklara sahip olduğuna dair banka onayı, konaklama belgesi ve sağlık sigortası belgesini içeren bir dosya hazırlamalıdır. Sağlık muayenesi, başvuru sahibinin herhangi bir hastalığı olmadığını göstermeli ve sabıka kaydı belgesi, başvuru sahibinin kendi ülkesinden veya bir yıldan fazla süredir ikamet ettiği ülkeden alınmış olmalıdır. Yabancılar, başvuru sırasında çalışma izni, öğrenci izni veya turist oturma izni gibi kayıt belgelerini sunmalıdır.
Genellikle, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan İsrailliler için öğrenci, tam zamanlı çalışan veya 90 günlük turist ikamet izni sahibi olarak, yerel para biriminde belirlenen işlem ücreti karşılığında başvuru yapılabilir. Daimi ikamet izni, yetkililerin başvuru sahibinin devlete yük olmayacağına ikna olması halinde verilir; bu belirsiz terim, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) İsrailliler için mülk edinme sürecini ve dolayısıyla mülk sahibi olma imkânını potansiyel olarak engelleyebilir.
Daimi İkamet (“PR”) başvurusu için çeşitli destekleyici belgeler gereklidir. Boş bir liste, Bakanlar Kurulu Başkanı veya İçişleri Bakanı’nın imzasıyla onaylanabilir. Başvuru Formu için bir Örnek Başvuru Formu ekte yer almaktadır (Afsbd-Form-01). Kıbrıslı olmayan KKTC vatandaşları için Daimi İkamet Başvuru Formu mevcuttur (“Kıbrıslıların İkametleri”). Kıbrıs Cumhuriyeti’nden gelen Kıbrıslılar için Daimi İkamet Başvuru Formu ve Türk uyruklu Kıbrıslı olmayan vatandaşlar için Geçici İkamet-Çalışma İzni Başvuru Formu (Afsbd-Form-04) da ek belgeler arasındadır.
Kuzey Kıbrıs Maliye Bakanlığı’nın web sitesinde yer alan “Maliye Bakanlığı BİLGİ NOTU” başlıklı metinde, başvuru için gerekli belgeler sıralanmaktadır: banka hesap özeti, sigorta poliçesi, Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve ikamet edilen ülkeden alınmış sabıka kaydı belgesi, ayrıca konut ve dükkan satın alma sözleşmeleri veya kira sözleşmeleri ile gerekirse mahkeme onayları. Sağlık Raporu (KKTC Sağlık Raporu Formu), belirlenen bir bankaya yapılan mevduat teyidi ve aylık gelir teyidi de listelenen şartlar arasındadır. Bakanlığı gerekli işlemi yapmaya yetkili kılan bir kamu kurumundan alınmış resmi bir mektup da gerekli olabilir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne giriş tarihinde pasaportun en az sekiz ay geçerlilik süresine sahip olması gerekmektedir.
Formaliteler birkaç gün içinde tamamlanabilir, ancak süreç çok daha uzun sürer. Kıbrıs’ta daimi ikamet başvuruları, Kuzey Kıbrıs İçişleri Bakanlığı’na sunulmalıdır. Başvurular sunulduktan sonra, Bakanlık bunları onay için Bakanlar Kurulu’na iletir. Bakanlar Kurulu, yeni ikamet yerlerini, siyasi koşulları, diğer ülke vatandaşlarına ilişkin “Dışişleri Bakanlığı”nın görüşünü, sağlık sigortasının geçerliliğini ve mülkün Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti hükümeti tarafından devralınmış olup olmadığını değerlendirir.
Kurallar, Bakanlar Kurulu tarafından yorumlanır. Yürürlükteki yönetmeliklere göre çalışma izni alınamaz. Kural olarak, sözde “Dışişleri Bakanlığı”nın görüşüne uyulur. “Göçmenlik Dairesi”, oturma izni başvurularının ancak yabancının ülkesinin KKTC ile resmi ilişkisi bulunmaması durumunda onaylanabileceğini açıklamıştır. Bakanlık, düşman bir devletin vatandaşlarının başvurularını yalnızca hizmet ve tedarik odaklı yeni işletmeler kurmaları durumunda onaylamıştır. 2017 yılında daimi oturma izni verilmesi için bir süre sınırı belirlenmiştir.


Kuzey Kıbrıs’ta ikamet edebilmelerine rağmen, İsrail vatandaşları hâlâ bazı zorluklarla karşı karşıyadır. Türk yasaları, bu kişilerin KKTC’de gayrimenkul sahibi olmalarını yasaklamaktadır ve yerel yasalar, İsraillilere verilen ikamet izinlerini tanımamaktadır; bu da, herhangi bir gerekçe olmaksızın Kuzey Kıbrıs’tan sınır dışı edilebilecekleri anlamına gelmektedir. KKTC ile İsrail arasındaki direkt uçuşlar sosyal ve ekonomik hareketliliği artırsa da, birçok İsrailli taşınma konusunda temkinli davranmaya devam etmektedir. Yasal zorlukların ötesinde, pratik sorunlar da bu tereddütlerde rol oynamaktadır.
Gayrimenkul sahipliğinin yanı sıra, diğer ekonomik koşullar da potansiyel bir taşınmayı etkileyebilir. Sağlık sisteminin kalitesi, Kuzey Kıbrıs’ta iş ve/veya eğitim fırsatları, güvenlik ve İsrail’e seyahat mesafesi gibi pratik konular da kişinin yerel turizm ortamına entegre olma ya da Kuzey Kıbrıs’a kalıcı olarak yerleşme kararını etkileyebilir. Farklı bir kültüre ve dile uyum sağlamak bazıları için zor olabilir; özellikle de Türkçe resmi dil olduğu ve Kıbrıslı Türklerin nadiren İbranice konuştuğu göz önüne alındığında. Bazı İsrail vatandaşları iş, eğitim ve turizm alanlarında Kıbrıslı Türklerle daha yakın bağlar kurmaya başlasa da, bu gelişmelerin tam anlamıyla meyve vermesi için daha fazla zaman ve karşılıklı çaba gerekecektir.
Kuzey Kıbrıs’ta mülk sahipliği İsrailli vatandaşlar için kısıtlanmıştır: doğrudan mülk satın alamazlar, bunun yerine kiralamak zorundadırlar. Bu düzenlemeler, daimi ikamet edenler, uzun süreli ziyaretçiler, yabancı mülk sahipleri veya kiracılar olsun, İsrailli vatandaşlara yönelik Türk bakış açısını yansıtan ikincil ve üçüncül ikamet durumlarını da kapsayabilir. Tüm bu kategorilerdeki kişiler, yılın sadece bir kısmında kalıyor olsalar bile vizelerini düzenli olarak yenilemek zorunda kalabilirler.
Turist olarak araç kullanan veya konaklayan İsrailli vatandaşların çoğu, ziyaretlerini güvenli ve keyifli bulsa da, yol işaretleri ve diğer bilgilerin ötesinde dil engeli hızla ortaya çıkmaktadır. Sosyal ve ekonomik açıdan, birkaç aydan uzun süren herhangi bir konaklama, sadece yol tarifi sormak veya yemek siparişi vermek düzeyinde olsa bile, bir dereceye kadar Türkçe veya Kıbrıs Türkçesi bilgisi gerektirme eğilimindedir.
Yerel yasalar, mülk sahipliği ve ikamet konularını etkilemektedir.
İsraillilerin Kuzey Kıbrıs’ta yasal olarak gayrimenkul satın alamayacaklarını belirtmek önemlidir – Türk yasalarına göre, İsrailliler Yunanlılar veya Kıbrıslı Rumlarla benzer şekilde muamele görürler. Bununla birlikte, bu durum İsrailli grupların TKRC’de yatırım yapmasını veya faaliyet göstermesini engellemez. Kalıcı olarak kalmak isteyen İsrailliler için en iyi seçenek, Ekonomik Mülteci statüsü için başvuruda bulunmaktır: başvurunun onaylanması halinde, ilk beş yılın ardından hükümete “statüyü korumak” için başvuruda bulunulabilir. İsrailliler bankalar, oteller ve dükkanlar gibi işletmelere sahiptir; hizmet tüketimi nüfusun geri kalanına kıyasla çok daha yüksektir. Ayrıca, bu işletmeler ve hizmetler büyük ölçüde İsrail ekonomisine bağımlıdır ve nispeten ucuzdur.
Günlük yaşamda, İsrail’den gelen herkes için bazı sosyo-ekonomik zorluklar mevcuttur. Çoğu kişi İbranice konuşmadığından, iyi düzeyde İngilizce bilmek tavsiye edilir. “Sherut”ların (birkaç dakikada bir gelen, sabit fiyatlı paylaşımlı taksiler) veya iyi bir toplu taşıma sisteminin olmamasına alışmak biraz zaman alır. Yukarıdakilerin tümü, orada yaşama konusundaki ilgiyi etkiler; özellikle de yerleşen çoğu kişinin tatil dönemleri öncesinde kendi ülkesine dönmek istemesi, tatil dönemleri öncesinde uçak bilet fiyatlarının yükselmesine neden olur.
Kuzey Kıbrıs’taki yerli topluluklar, İsrailli akrabalarıyla giderek daha rahat bir ilişki kuruyor ve özellikle İsrailli topluluğa yönelik etkinlikler giderek daha fazla göze çarpıyor. Örneğin, iyi desteklenen okullar, marketler ve toplum kuruluşlarının ortaya çıkmasıyla birlikte, yılın sadece bir kısmını Kuzey Kıbrıs’ta geçiren İsrailliler, memleketleriyle ilişkilerini sürdürmenin zorluklarını aşmış ve vatan bağlarını korumak için yapıcı yollar aramaya devam ediyor. Önümüzdeki yıllarda da burada hoş karşılanacaklarının garantisi olamayacağının farkında olan birçok kişi için, kalıcı olarak buraya yerleşme olasılığı ilgi çekici bir soru olmaya devam ediyor.
Kuzey Kıbrıs’ı kalıcı bir yuva olarak gören ya da sadece uzun bir tatil için en iyi yeri arayan İsrailliler, hem bireysel hem de grup etkinlikleri, hizmetler ve ürünler konusunda geniş bir seçenek yelpazesine sahip. Şu an için yerel Türkçe basın bu konuyla ilgili periyodik haberler yayınlamaktadır ve lezzetli İsrail yemekleri sunan ve menü seçeneklerini genişleten koşer restoranlar da yakında açılacaktır.
Yerel bir “Who’s Who” rehberi, haftalık buluşmalar ve bir Chabad Evi, Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan İsraillilerin birbirleriyle bağlantı kurmasını, destek almasını ve birlikte kutlamalar yapmasını sağlıyor. Eski IDF Albayı Beni Gogan, grup halinde yerleşim süreçlerini yönetiyor. Yenilikçi ve yaratıcı bir etkinlik projesi, tek başına seyahat edenleri bir araya getiriyor. Tatilde ziyafet çekmek isteyen ancak yakınlarında ailesi olmayanlar için, Arbel’de Luri, Chaim ve Igor tarafından Büyük Bayramlar sırasında sunulan koşer yemekler ya da hatta tam bir koşer aile akşam yemeği serisi oldukça popüler. Topluluk hayatı, Kudüs’teki Bayrak Geçit Töreni veya Kotel’deki Açıklama Günü gibi ani olaylara bağlı olarak inişler ve çıkışlar yaşıyor. Tel Aviv, Moskova, Londra; tüm bu yerler, Visibility’e bir araya gelip bayramları kutlama, hareketli atmosferde birlikte nefes alma ya da sadece eğlenme imkânı sunuyor. Yaz aylarında Kuzey Amerikalıların, kış aylarında ise Güney Amerikalıların akın akın gelmesi, Yahudi diasporasının gücünün yeni topraklar keşfetmede olduğu kadar, evinden uzakta ama aile gibi hissettiren insanlarla paylaşılan bu küçük anlarda hissedilen sıcaklıkta da iyi bir şekilde ifade edildiğini gösteriyor.
Kuzey Kıbrıs’ta, yerel kültürü İsrail’den gelen unsurlarla harmanlayan bir İsrailli topluluk oluşuyor. İbranice konuşulan özel bir okul, gurbetçilerin ve yerel ailelerin çocuklarına hizmet verirken, birçok işletme de İbranice konuşan müşterilere hitap ediyor. Kuzey Kıbrıs, yakınlığı, uygun fiyatları ve Ben Gurion Havalimanı’ndan kolay ulaşım imkânı nedeniyle Kudüs sakinleri için gözde bir tatil merkezi haline gelmiştir. Kuzey Kıbrıs’ta canlı bir İsrailli topluluğun ortaya çıkması, Türkiye Cumhuriyeti’ni ziyaret etmek isteyen ancak Türkçe konuşulan destinasyonlardan kaçınmayı tercih eden İsrailliler için seyahatleri kolaylaştırmaktadır. Daha uzun süreli konaklama arayanlar için ise bu sakin ada, İsrailliler için Kuzey Kıbrıs oturma izni konusunda ilgi çekmeye başlamıştır.
Kuzey Kıbrıs’ta, toplumsal etkinliklerden, sıkı aile bağlarından ve yıllar boyunca kurulan dostluklardan uzak bir şekilde izole olan ayrılanlar, kendi seçimlerinin yükünü taşımak zorundadır: kendi dillerini konuşmayan, bilinmeyen bir topraklarda yeni ve farklı bir yaşam tarzı keşfetmek. Aileler, her girişimde başarılı olamasalar bile, çocuklarına İsrail’de tatil deneyimleri yaşatma sorumluluğunu üstlenmek zorundadır.
Kuzey Kıbrıs’a yerleşmek isteyen İsrailliler için Kuzey Kıbrıs’ta ikamet, uzun vadeli planları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Çoğu zaman bu planlar, daimi ikamet izni almayı merkezine alır; ancak İsrailli vatandaşlar için geçerli şartlar, diğer ülkelerden başvuranlarınkinden farklıdır. KKTC yasalarına göre, ikamet izni sahibi yabancı uyruklular otomatik olarak İsrail’e geçici çıkış izni almaya hak kazanır. Bununla birlikte, Kıbrıs Cumhuriyeti’nden alınmış ikamet iznine sahip olan ve turizm amacıyla KKTC’yi ziyaret etmeyi planlayan yabancı uyruklular vize almaya hak kazanamazlar. Dolayısıyla, Kuzey Kıbrıs’ta uzun vadeli ikamet etmeyi düşünen İsrailli başvuru sahipleri, yurtdışındaki ikamet statülerini sık sık değiştirmek isteyebilirler.
Bu tür hususlar, yatırım yolunun ikinci aşamasına odaklanır ve başvuru yapılırken dikkate alınmalıdır. Taşınma planları nihai olarak daimi ikametin avantajları etrafında şekilleniyorsa, sürecin mümkün olduğunca erken bir aşamasında başvuruda bulunmak akıllıca olacaktır. Daimi ikamet başvuruları için, Türkçeye resmi olarak çevrilmiş aslı belgeler ve birden fazla kopya seti gereklidir. Bu tür başvurular genellikle sunulduktan iki yıl sonra onaylanır. Dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ise, Kıbrıs Cumhuriyeti tarafından verilen bir ikamet iznine sahip olmanın, KKTC’deki daimi ikamet izni başvurusunu geçersiz kılabileceğidir. Dolayısıyla, KKTC’den önce Kıbrıs Cumhuriyeti’nde daimi ikamet izni başvurusunda bulunmak, İsrail’e geçişi tehlikeye atma riski taşır.
Şu anda Kuzey Kıbrıs’a taşınmayı düşünen İsraillilerin çoğunu yerel koşullar yönlendiriyor; vize ve ikamet statüsü ise ikincil öneme sahip görünüyor. Bununla birlikte, bu faktörler hareketliliği etkileyecektir. Çoğu kişi, İsrailliler için Kuzey Kıbrıs’ta kalıcı ikamet hedefliyor ya da en azından evlerine daha yakın bir Birinci Dünya ülkesinde uzun vadeli ikamet etmeyi amaçlıyor. Kuzey Kıbrıs’ta Schengen vizesine eşdeğer belgeye sahip olanlar uzun süre kalabilirken, kalıcı ikamet izni sahipleri ileride isterlerse Türk vatandaşlığına hak kazanabileceklerdir.
Kalıcı ikamet ve vatandaşlığa sahip olmak, Türkiye’ye seyahat etmeyi de önemli ölçüde kolaylaştıracaktır; zira kalıcı ikamet sahiplerinin artık vize alması gerekmeyecektir. Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesi, Türk vatandaşlarının vizesiz olarak Avrupa’ya seyahat etmesini sağlayabilir ve Kuzey Kıbrıs, Türkiye ve İsrail arasında serbestçe gidip gelmek oldukça cazip görünmektedir. Dolayısıyla, Kuzey Kıbrıs’ta ikamet kurmak, İsrail, Türkiye ve dolaylı olarak Avrupa’ya doğru her yönde faydalar getirmektedir. Şu an için ekonomik kaygılar ve İsrail’deki gergin güvenlik durumundan kaçma isteği ön plandadır ve ikamet izni bu amaca ulaşmak için bir araç olarak görülmektedir.


Kuzey Kıbrıs’a yerleşmek İsrailliler için nispeten basit bir süreçtir; zorlu vize prosedürleri gerekmemekte, çeşitli ve basit İsrailliler için Kuzey Kıbrıs oturma izni seçenekleri mevcut olup, geçiş sürecini kolaylaştırmak üzere halihazırda bölgede yaşayan ve nispeten uzun süredir burada ikamet eden bir topluluk da bulunmaktadır. Kalıcı ikamet hakkı şimdilik ulaşılamaz gibi görünse bile, İsrail pasaportuna sahip olarak birkaç yıl kalmak en iyi plan olabilir; zira bu, genellikle İsrail’e geri dönme hakkını fazla zorluk veya gecikme olmadan korur ve çocuğa yeni bir pasaport aldırmak için değerli bir uzun vadeli seçenek sunar. Bununla birlikte, olumsuz tarafı ise, ikamet izni pratikte mülkiyet hakkı anlamına gelmez ve mevcut konut stokunun büyük bir kısmı, uzun süreli kalışları baştan caydırmak amacıyla kasıtlı olarak yüksek fiyatlandırılmıştır. Yine de, nispeten yakın mesafeden, düşük maliyetten ve elverişli hava koşullarından en iyi şekilde yararlanmaya devam ederken, aynı zamanda gelecekteki gelişmeleri de takip etmek şimdilik geçerli bir strateji olmaya devam etmektedir.
Hukuki açıdan verilen tavsiyeler ise oldukça farklıdır. Daimi ikamet ve daimi ikametin ardından vatandaşlık başvurusunda bulunan İsrailliler, Kuzey Kıbrıslı olmayan diğer kişilere kıyasla daha sıkı bir incelemeye tabi tutulurlar. Seyahat belgeleri ve polis raporlarının yanı sıra, yetkililer 18 yaşından küçükler için bir İngilizce dil okuluna kabul belgesi, Kuzey Kıbrıs ekonomisini desteklemeyen ve kalıcı ikamet süresinin en az ilk beş yılı boyunca Kıbrıs Türk Belediye Meclisi’nden alınmış bir belge olmasa bile yeterli olacak bağımsız geçim kaynağı kanıtı, ilk beş yıl için çalışma izni veya ihracat izni ve düzenlendiği ülke ne olursa olsun temiz bir sabıka kaydı talep etmektedir. Bu nedenle, ilk seferde her şeyi doğru yapmak çok önemlidir; zira her iki yöndeki yanlış değerlendirmeler de aylarca gecikmeye ve bazen başvurunun reddedilmesine yol açabilir.
Hello!